LİDEBİR Lisanslı Değerleme Şirketleri Birliği Derneği
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
    • Yönetim Kurulu
      • Yönetim Kurulunun Mesajı
        • Tüzük
          • Eğitim Seminer Konferans
          • Duyurular
          • Mevzuatlar
          • Basında Lidebir
          • Üyelik
            • Üyelik Avantajları
            • Üye Şirketler
            • İletişim
            LideBİR  Yönetim  Kurulu Mesajı 

            Bankaların risklerini minimize etme ihtiyacı, aldıkları teminatların doğru değerlemesi, bağımsız ve tarafsız işlemlerin gerçekleşmesi ve geçmişte yaşanan kötü tecrübelerden dolayı hem  reel ,hem de finans sektörünün önlem alma gereksinimleri ,yerli ve yabancı yatırımcıların doğru ve şeffaf değer ihtiyacı gibi başlıklarda taşınmaz değerlerinin ekonomi içindeki önemi  artış gösterince gayrimenkul değerleme işi sektörde başrolü oynamaya başladı. Kurum mülklerinin alım satımı, devir ve takasında bedel tespitinin tarafsız yapılmasının önemi anlaşıldı. Ayrıca son dönemde gayrimenkul sektörünün Türkiye’de parlayan bir sektör olmasının sonucu olarak hizmetlerin çeşitlenmesi sebebiyle uzmanlıkların rolü iyice çoğaldı.

            Ülkemizde yıllardır ekspertiz olarak anılan değerleme hizmeti, yaklaşık 10 yıl kadar  önce  mevcut iki şirket ve ek olarak  kurumların kendi bünyelerinde istihdam ettikleri personel ve bilirkişilik müessesesi tarafından gerçekleştirilmekteydi.

            İlk kez Sermaye Piyasası Kurulu’nun Seri: VIII, 34 ve 35 nolu tebliğleriyle Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ve Değerleme Şirketleri tanımı yapıldı. Böylece değerleme çalışmalarının, belli bir standarda, belli format ve usullere dayanan bir sektör olması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Birçok meslek disiplini tarafından ilgi gören ve cazip bir iş kolu olarak dikkat çeken değerleme uzmanlığı, birçok sıkıntıya rağmen gelişimini sürdürmeye devam ediyor.

            Sermaye Piyasası Kurulu’nun tebliği ve düzenlemeleri, SPK mevzuatına tabi, borsada işlem gören şirketlerin gayrimenkullerinin değerlemelerini ve mortgage kapsamında değerlemeye tabi olan gayrimenkulleri içeriyor. Ayrıca BDDK da 01 Kasım 2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan, “Bankalara Değerleme Hizmeti Verecek Kuruluşların Yetkilendirilmesi ve Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik” ile bankaların talep ettiği gayrimenkul değerleme çalışmalarını yapacak değerleme şirketleri ve uzmanlarda bulunması gereken şartları ayrıca tanımlamış durumda… Sektörümüzle ilgili düzenlemeleri içeren SPK tebliği ile BDDK yönetmeliği büyük ölçüde paralel düzenlemeleri içeriyor.

            06.03.2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Konut Finansmanı Sistemine İlişkin Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile gayrimenkul piyasasının ve gayrimenkul değerleme faaliyetlerinin gelişmesini sağlamaya yönelik olarak "Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği”nin kurulması öngörüldü. Sözkonusu düzenleme kapsamında SPK tarafından gayrimenkul değerleme uzmanlığı lisansı verilen kişilerin üye olacağı, tüzel kişiliğe haiz Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, 30 Nisan 2010 tarihinde yapılan ilk genel kurulunda gerekli organlarını seçerek faaliyete geçti. Kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütü olarak çalışmalarını sürdürecek olan Birliği’n sektöre ve mesleğe sağlayacağı artı değerler açısından önemi çok büyük…

            Mayıs 2011 itibariyle sektörde, 89 adet şirket SPK’nun, 33 adet şirket ise BDDK’nun Değerleme Hizmeti Verecek Şirketler Listesi’nde bulunuyor. 2010 itibariyle sektörde yaklaşık 800.000 adet değerleme raporu üretildi ve bu sayı, yapılan düzenlemelerin sonucu olarak her geçen gün daha da artıyor. Pazarın ölçeği küçümsenmeyecek boyutlarda, yıldan yıla büyüyor.

            Ancak sektörün birçok sorunu var ve bu durum her platformda dile getiriliyor. Genelde sorunların başlıkları ve içerikleri konusunda tarafların, yani oyuncuların tamamı mutabık. Resmi kurumlardaki bilgi ve belge teminindeki  problemlerden, yeterli sayı ve  nitelikte insan gücüne; standardizasyon problemlerinden, eğitime; terminolojiden, ücretlendirmeye; etikten, otomasyon ve veri eksikliğine kadar  birçok aşılması gereken sorun mevcut.  Bu tür sorunlar hem hizmet alan, hem de hizmet veren tarafları olumsuz etkilemekle kalmıyor, makro boyutta problemlere sebep olabilecek riskleri de barındırıyor.

            Bu nedenle henüz emeklemeye başlayan ve kurumsallaşma yolunda önemli mesafeler kateden bu sektörde kurallar oluşurken bir şeyleri atlamamak gerekiyor. Hizmet alan taraflar uluslararası standartlara uygun, doğru ve hızlı rapor beklerken, hizmeti yürüten değerleme uzmanları ise göz ardı edilemeyecek derecede ciddi problemler yaşıyor.

            Doğru, bağımsız, tarafsız ve hızlı rapor üretmek, birçok kurumun sinerji yaratarak çalışmasını gerektiriyor. İşbirliği  ve iletişim esasına dayalı bir mesleki birlikteliğin ilk kilometre taşlarının konulması sektörün olmazsa olmazlarından…

            Tüm bu koşullar içersinde, şirketleri temsil eden bir sivil toplum örgütü olarak LideBİR’in önemi giderek artmakta…